Edirne’de Baharın Habercisi : Sümbül

Ender Bilar2026-01-18T04:01:16+03:00

Baharı müjdeleyen çiçeklerden biri olan Sümbül, (Hyacinthus orientalis)  kokusu ve renkleriyle doğayı süslerken evlerin de vazgeçilmez bitkisi olmuştur.

Sümbül, tarihi süreçte baharın gelişiyle birlikte Edirne topraklarında da doğa ile buluşmuştur. Bugün Trakya Üniversitesi Doğa Tarihi Müzesinin logosunu taçlandırılan Sümbül, tarihi süreçte gül, lale, nergis vb. çiçekler gibi Osmanlı-Türk medeniyetini süslemiş ve dönem sanatçılarının motif süslemelerinde yer almıştır.

Edirne’de Sümbülün geçmişi aslında 15. yüzyıla dayanmaktadır. Kanuni Sultan Süleyman zamanında (1520-1566) Türkiye’ye Avusturya’dan elçilikle gelen “Ogier Ghiselin de Busbecq” Eylül 1555’te yazdığı mektupta;

”.. Edirne’de lâle, sümbül, nergis gibi çiçekleri gördüğünü, mevsimin geçmiş olmasına rağmen, havaların uygun gitmesi yüzünden bu çiçeklerin açmakta” olduğunu yazmaktadır.

Bu bağlamda Avcı Sultan Mehmed zamanında da Edirne’de gül, şebboy, sümbül ve lâlenin çeşitli cinslerini yetiştiren kadınlar olduğu bilinmektedir.

  1. Murad’da İstanbul kasırları bahçesindeki güllerini aşılamak için gül kalemleri Edirne’den götürülmek şartıyla İstanbul’a Edirne’deki aşıcı kadınlardan aldırmıştır.[1]

Geçmiş yıllarda Edirneliler tarafından saksı içinde yetiştiren Sümbül,  komşuluklar arasında birbirlerine hediye edilmekte, mevsiminde camilere götürülerek camilerin sümbül kokusuyla dolması sağlanmıştır.

“Her Şey Biter, Edirne Bitmez.” özdeyişi ile Edirne’nin bitmez tükenmez bir kültürel birikiminin olduğunu belirten Süheyl Ünver;  Türk sanat tarihimizin en değerli yazarlarından biri olan Tahsin Öz’ün bir toplantı da “Edirne’de Selimiye’ye yetiştiği zamanlar, saksılar içinde merakla yetiştiren halk tarafından, sevap kazanalım diye sümbüller yollanır ve bunlar saflar arasına konarak kokuları içinde namaz kılınırmış” [2] dediğini makalesinde yer vermiştir.

Rahmetli Süheyl Ünver de, 8.10.1966 tarihinde Edirne’de Arif Dağdeviren’i evine ziyarete gittiğinde Dağdeviren; “Evet, yalnız Selimiye’de değil, civarlarındaki cami ve mescitlere de mevsiminde sümbül göndermek geleneği var. Bu 150 sene önceye kadar devam etmiştir. Bu tarihten beri yok” demiştir.

Ülkemizde en çok sümbülün Edirne ve civarında yetiştiğini yazan Ünver, yetiştiği nispette meraklılarının da çok olduğunu,  Edirne’de meşhur olan sümbüllerin en güzelinin Sofulu’da yetiştiğini belirtmektedir. Arif Dağdeviren de; Sofulu ve yöresin de sümbülün kırlarda ve bayırlarda ekilmeden kendiliğinden biter ve çoğaldığını belirtmekte hatta bunların içinde 80-90 kandili olanların sayıldığını belirtmiştir.

Tüm bunlara ek olarak da “Edirne’nin Ardında Sümbüllü Bağlar” türküsünün de yazılıp bestelenerek yıllardır seslendirilmesi ve Edirne türküleri içinde yer almasının bir anlamı olsa gerek..

Edirne’de Sümbül 1960’lı yıllarda Edirne’nin doğası ile kent halkının bahçe ve evlerini süslerken halk arasında da Sümbül ve Lale çiçeği yetiştirme yarışmalarının yapıldığını kaynaklardan görmekteyiz.

Soğanlı bir bitki olan Sümbül, (Hyacinthus orientalis) sonbaharın gelmesiyle birlikte filizlenmektedir, 1960’lı yıllara kadar süregelen (Refika Dağdeviren ve Berra hanımların önderliğinde sürdürülen) çiçek aşıcılığının tekrar gündeme alınması, kentin kültür yaşamına sümbülün getirilmesi önemli ve değerlidir.

Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu ile Devlet Planlama Teşkilatı’nın işbirliğiyle ülkedeki bitki varlığı envanterinin çıkarılması çalışmaları sırasında Trakya Üniversitesi Biyoloji Bölümünden Dr. Güler Dalgıç, 1988 yılında bitki bilim dünyasına “Bellivalia Edirnensis” (Edirne Yabani Sümbülü)’nü yeni bir tür olarak duyurmuştur.[3]  Özhatay ve arkadaşları tarafından bilim dünyasına tanıtılan “Bellivalia edirnensis” ilk defa Edirne–Uzunköprü arası, İbriktepe yol ayrımı mevkinde, 30.04.1988 tarihinde Güler Dalgıç tarafından toplanmıştır.[4]

Edirne Sümbülü (Bellevalia Edirnensis), tehdit altındaki bir tür olarak değerlendirilmektedir. Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Sergun Dayan, Edirne Sümbülü Bellevalia edirnensis), Balkanlara özgü ve tehdit altında olan endemik bir bitki türü olduğunu belirtirken, dünya genelinde yalnızca 8 lokalite de kayıtlı olduğunu bunların 6’sının Edirne’de, 1’inin Kırklareli’nde ve 1’inin de Yunanistan da olduğunu açıklamıştır. Dayan konu ile ilgili olarak; Popülasyonlar oldukça küçüktür ve en büyük popülasyondaki birey sayısı binin altındadır. Bitki, taban suyunun yüksek olduğu çayır alanlarda yetişmekte; tarım alanlarının genişlemesi başta olmak üzere insan kaynaklı habitat tahribatı tür için en büyük tehdidi oluşturmaktadır. Edirne Sümbülü’nün orman ekosisteminde görüldüğü tek alan Tavuk Ormanıdır. Osmanlı Sarayı’nın Has Bahçesi olarak da bilinen bu alan, Edirne Sümbülü dâhil 7–8 endemik türe ev sahipliği yapmaktadır. Tavuk Ormanı’nda 2017 yılında yapılan sayımda 250 çiçekli birey tespit edilmiştir. Türün ve habitatının korunması amacıyla Tavuk Ormanı, 21.10.2019 tarihli Bakanlık oluru ile Doğal Sit alanı olarak ilan edilerek koruma altına alındığını[5] açıklamıştır.

Baharın gelmesiyle bu alan içinde Edirne Sümbülü Bellevalia edirnensis’in, topraktan doğayla buluşması kentimizin doğal güzelliğine ayrı bir değer katacaktır.

Edirne Sümbülünün Üniversite tarafından koruma altına alınması ve yetiştirilmesi ile ilgili çalışmaların desteklenmesi önemlidir. Selimiye Camii Meydan düzenlemesi içindeki bitki örtüsü ile kentin park ve bahçe peyzajlarında Edirne Sümbülüne yer verilmesi, kentin kültür değerlerinin şehrin tarihiyle bütünleşmesine, sokak ve caddelerinin sümbülleşmesine katkı sağlayacağı muhakkaktır.

Edirne sevdalısı rahmetli Sühely Ünver hocamız yıllar önce yazdığı makalesinde; “Edirne’de de her sene baharın başında “Sümbül Şöleni” ihyâ edilmelidir; zira mâzisi vardır, geleneği kurulmuştur. Bunun her sene kutlanması ihmâl edilmemelidir.” notunu tarihe düşmüştür.

Ama biz bu notu ne yazık ki bugüne kadar görememişiz. Lavanta, kahve ve kabak festivallerini kentimiz kültürüne sokmaya çalışmışız.

Edirne’nin bitki örtüsünü güzelleştiren bitkilerimiz ile ülke tarımının önemli ürünleri olan Ayçiçeği, Pirinç, Meriç Yer Fıstığı, Keşan Siğilli Bamyası, Meriç Kara Kavunu kentimizin önemli markalarıdır.

Kentimizin önemli gastronomi ürünlerinden olan Edirne Peyniri, Edirne Bademezmesi, Deva-i Misk Helvamız ve Badem Kurabiyemiz ile sadece övündük. Tüm bu marka değerlerimizi festivaller ile “Edirne’nin Gastronomi Rotaları”na dönüştüremedik.

Kentin doğasında, kültür-sanat ve edebiyatında yer almasına rağmen tarih sayfalarında kalan “ Sümbülü” bir festivale dönüştürelim. Edirnelileri tarihte olduğu gibi Edirne Sümbülü soğanı yetiştirmeye teşvik edelim, kentin ekonomisine,  kültür ve turizmine ve doğal yaşamına kazandıralım.

Ne dersiniz?

Sağlık ve sevgiyle kalın…

 

Kapak Fotoğrafı: Bellivalia Edirnensis” (Edirne Yabani Sümbülü)

 

Ender Bilar – www.enderbilar.com 

Kaynakçalar:
[1] Ünver, Süheyl (2021) Ord.Prof.Dr.A. Süheyl Ünver’in Kaleminden Edirne.- yay.haz: Ender Bilar,  (kitabı içinde, Edirne Medeniyetinde Sümbül,s.;175-179) İstanbul: Hiperyayın  Önasya, Sayı:53-54
[2] A.g.a.e
[3]Hürriyet Gazetesi, 11 Nisan 1998, Edirne’de iki yeni bitki bulundu. (Erişim: https://www.hurriyet.com.tr/gundem/edirnede-iki-yeni-bitki-bulundu-39013810) Canlı Kaynak (Güler Dalgıç)
[4] Sergun Dayan, Necmettin Güler, Hayati Arda, Adnan Çolak, Ayhan Aytaç (2013) Yok Olmakta Olan Endemik Bellevalia Edirnensis Özhatay & Mathew (Asparagaceae)’İn Mevcut Yayılışı ve Koruma Statüsü, Trakya University Journal of Natural Sciences, 14(2): 87-91, 2013.
[5] https://edirne.csb.gov.tr/edirne-yerlilerinden-edirne-sumbulu-hakkinda-bunlari-biliyor-musunuz-haber-254924

Bu gönderiyi paylaş

Facebook Twitter LinkedIn E-posta Naber

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


ReCAPTCHA doğrulama süresi sona erdi. Lütfen sayfayı yeniden yükleyin.

Son Yazılar

  • SARAYİÇİ VE ATATÜRK
  • Kırkpınar Taşınamaz
  • YAĞLI GÜREŞ VE ER MEYDANI
  • Gazete Köşe Yazıları
  • MESELE KIRKPINAR’DA MEKÂNIN HAFIZASI

Son yorumlar

  • YAĞLI GÜREŞ VE KIRKPINAR YAĞLI GÜREŞLERİNDE GELENEKSELLİĞİN KORUNMASI VE SORUMLULUĞU PANELİ AÇIŞ KONUŞMASI – ENDER BİLAR için Hakan TUNA
  • CUMHURİYETİN 102. YILINDA CUMHURİYET KÜLTÜRÜ için Volkan
  • EDİRNE’NİN ŞEHİR TARİHİNDE YAŞANILAN DEPREMLER için Gerçekten Unutmadık mı? - Ender Bilar - Kişisel Web Sitesi
  • YAŞAYAN EFSANE KIRKPINAR’IN UNUTULAN DEĞERLERİ için Hakan Subaşı
  • EDİRNE’NİN ŞEHİR TARİHİNDE YAŞANILAN DEPREMLER için EDİRNE DEPREM İÇİN GÜVENLİ LİMAN MI? - Ender Bilar - Kişisel Web Sitesi

Sosyal Medya

Facebook Twitter Instagram Linkedin

Kategoriler

  • Blog Yazıları
  • Basından
  • Videolar
  • Kitapları
  • Makaleleri
  • Fotoğraflar
  • Bildileri
  • Ödül ve Başarılar
  • Projeleri
  • Genel

  • Hayatı
  • Yayınları
  • Projeleri
  • Fotoğraf ve Videolar
  • Aldığı Görevler
  • Basından
  • Ödül ve Başarılar
  • İletişim ve Linkler

Enderbilar.com © Copyright 2021. Tüm Hakları Saklıdır.